Özkök’e Suikast Yapılacak Mıydı?

Hilmi Özkök, Evinin Yakınında Ele Geçirilen Silahlarla İlgili Ortaya Atılan ve Kendisine Yönelik Bir Suikast Hazırlığı Olduğu Yönündeki İddialarla İlgili Konuştu.

Eski Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hilmi Özkök, İzmir‘in Urla ilçesinde evinin bulunduğu sitenin yanındaki sitede yer alan bir evde silah operasyonu yapıldığını duyduğunu, ancak bu operasyonda ele geçirilen silahlarla ilgili ortaya atılan ve kendisine yönelik bir suikast hazırlığı olduğu yönündeki iddiaya katılmadığını söyledi.

Orgeneral Özkök, geçen hafta Urla‘daki evinin bulunduğu sitenin yanındaki sitede yer alan bir evde ruhsatsız silah operasyonu yapıldığını duyduğunu belirtti. Özkök, söz konusu siteyle kendi evinin bulunduğu site arasından yol geçtiğini kaydetti. Evin sahibinin, kendi evini de inşa eden müteahhit olduğunu dile getiren Orgeneral Özkök, şunları söyledi:

”Operasyonda, müteahhidin evinde ruhsatsız silahlar bulunmuş. Ancak polis bana suikast hazırlığı yönünde şüpheleri olduğuna yönelik uyarı ve bilgi anlamında bir şey söylemedi. Ben de bu iddiaya yönelik bir şey olduğunu düşünmüyorum ve değerlendirmiyorum.”

20 Haziran’da Urla Emniyet Müdürlüğü ekipleri, ilçenin Yeniceköy Mahallesi Sefaköy Caddesi’ndeki bir evde Hint keneviri yetiştirildiği ihbarı üzerine eve baskın yapmış, evin bahçesindeki bekçi kulübesindeki bir çantada ruhsatsız olduğu belirlenen 3 tabanca, 1 av tüfeği ve 201 mermi bulunmuştu. Gözaltına alınan evin bahçıvanı Y.A. tutuklanmış, yardımcısı Z.E. ise savcılık tarafından serbest bırakılmıştı.

Haziran 30, 2009 at 12:54 pm Yorum yapın

Kayıp halka bulundu!

Çin’de bulunan 160 milyon yaşındaki bir dinozorun, kanatlı kuşlar ile dinozorlar arasındaki kayıp halka olabileceği ve kuşların ortaya çıkışının gizemli nedenini açıklayabileceği düşünülüyor.

Nature dergisinde yayımlanan araştırmaya göre, fosil avcılarının Çin’in batısındaki Junggar bölgesinde buldukları ve “limusaurus inextricabilis” adını verdikleri yaratık, dinozorlardan kuşlara geçişteki yarı yola ilişkin önemli işaretler taşıyor.

Dişsiz gagalı ve ot yiyen bu küçük dinozorun bodur kolları ve değişik biçimli pençeleri bulunuyor. Araştırmacılar, dinozor fosilindeki bulguların 5 parmaklı dinozorlardan 3 parmaklı kuşlara geçişi açıklayabileceğini düşünüyor.

Bu uzun boyunlu ve acayip görünüşlü Limusaurus inextricabilis adlı dinozorun baş parmağı çok kısa iken işaret orta ve yüzük parmaklarının epey gelişmiş olduğu dikkati çekiyor.

Haziran 18, 2009 at 8:09 am Yorum yapın

Tarihte yeni bir sayfa açılacak

Okunduğu zaman tarihte yeni bir sayfa açılacak.

Eskişehir’in Han ilçesi yakınlarında MÖ 7-8. yüzyılda yapıldığı tahmin edilen, dünyanın en önemli anıtlarından biri olarak kabul edilen Yazılıkaya’nın üzerindeki yazılar henüz okunamadı.  
 
Frig uygarlığının en önemli anıtı olan Yazılıkaya’nın sırrı çözüldüğünde insanlık tarihinde yeni bir sayfanın açılacağı bildirildi.

AA muhabirinin İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü ile Anadolu Üniversitesinin ilgili birimlerindeki yetkililerden aldığı bilgilere göre, Yazılıkaya Anıtı, Eskişehir’in 80 kilometre güneyinde ”Dağlık Frigya” ve ”Sağlıklı Frigya” olarak bilinen bölgede bulunuyor.

Kral Midas’ın ve tanrıça Kibele’nin kutsal kenti olarak bilinen topraklardaki Yazılıkaya, Frigya bölgesinde 1315 metre yüksekliğinde bulunan bir tepe üzerine inşa edildi.

Volkanik bir kaya üzerine yerleşik anıtın yüksekliği 17, genişliği de 16,5 metre. Anıtın üç yazıttan oluşan işlenmiş yüzeyi ise 280 metrekare. Sırrı keşfedilmemiş Frig uygarlığının kenti Yazılıkaya, bünyesinde Hitit kültüründen de kalıntılar barındırıyor.

Bozkırın ortasındaki anıt Yazılıkaya’nın geçmişinin M.Ö 7-8. yüzyıla kadar dayandığı tahmin ediliyor.

Dünyanın en önemli açık hava anıtlarından biri olarak kabul edilen Yazılıkaya’nın sağ, sol ve üst kısmında bulunan yazılar henüz okunamadı. Frig uygarlığının en önemli anıtı olan Yazılıkaya’nın sırrı çözüldüğünde insanlık tarihinde yeni bir sayfa açılacağı bildirildi.

Oluşan çatlaklar nedeniyle yıkılma tehlikesi bulunan anıtı kurtarabilmek için bilimsel inceleme ve araştırmalar yapılıyor.

-”YAZILAR GİZEMİNİ KORUYOR”-

Anadolu Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Taciser Sivas, Yazılıkaya’nın üzerindeki Frig diliyle yazılan yazıların okunduğunu, ancak anlamının hala çözülemediğini söyledi.

Yazılarda Kral Midas’a ithaf edilen bazı kelimelerin geçtiğinin anlaşıldığını ifade eden Doç. Dr. Sivas, şöyle konuştu:

”Kral Midas ile bir bağlantı var. Ancak, üç yazıttaki yazıların tam olarak ne anlama geldiği bilinmiyor. Yazılar gizemini koruyor. Pek çok bilim adamı yazılar üzerinde inceleme, araştırma yaptı. Sadece Kral Midas, Matar (ana tanrıçanın adı), büyük kral gibi birkaç kelime anlaşılabildi. Yazıların sırrını çözmek için çalışmalar devam ediyor. Bu konuda en ciddi çalışmayı Fransız bilim adamı Prof. Dr. Cloude Brixhe yapıyor. 80 yaşındaki bilim adamı yaklaşık 50 yıldır yazıların anlamını bulmaya çalışıyor. Bu nedenle defalarca Eskişehir’e geldi.”

Yazılıkaya’da dış etkenler nedeniyle uzun zamandır çatlaklar oluştuğunu belirten Doç. Dr. Sivas, söz konusu çatlak ve kırılmaların yıkılma tehlikesi oluşturduğunu bildirdi.

Anıta yönelik bir koruma çalışması yapılması gerektiğini ifade eden Doç. Dr. Sivas, ”Çatlaklar günden güne büyüyor. Kopma ve kırılmalar giderek hızlanıyor. Kapsamlı bir restorasyon çalışması gerekiyor” dedi.

Haziran 16, 2009 at 8:41 am Yorum yapın

İstanbul için Dev Proje

İstanbul Büyükşehir Belediyesi öncülüğünde, Çevre ve Kültür Mirası Koruma Derneği (ÇEVKU) ve Yunanistan Ekolojik Geri Dönüşüm Derneğinin ortak olarak yer aldığı “SMILE Projesi”nin tanıtımı, Eresin Otel’de yapıldı. Toplantının açılışında konuşan Çevre ve Orman Bakanlığı Müsteşarı Hasan Zuhuri Sarıkaya, Türkiye’nin çevreyle ilgili mevzuatını AB ile eşleştirme amacıyla yürütülen çalışmalar kapsamında 5 eşleştirme projesinin tamamlandığını, 6’ncısı olan Marmara Bölgesi’nin hava kirliliğinin izlenmesi ve kontrolü konusundaki projenin de devam ettiğini belirtti. Atığın miktarının azaltılması, geri kazanımı ve bertarafı olmak üzere atık konusunda 3 prensip bulunduğunu kaydeden Sarıkaya, Türkiye’de ilk atık yönetmeliğinin 1991 yılında çıkarılan Katı Atık Yönetmeliği olduğunu, bunu sırasıyla 1993’de Tıbbi Atıklar Yönetmeliği, 1995’de de Tehlikeli Atıklar Yönetmeliği’nin izlediğini ifade etti. Sarıkaya, Çevre Kanunu’nun çıktığı 1983 yılından 2003 yılına kadar geçen 20 yıllık sürede uygulamaya konulan 3 yönetmeliğin de kısmi olarak uygulandığını, buna karşın 2003 yılından 2008 yılına kadar 15 yönetmeliğin çıkarılarak, Türk mevzuatının büyük ölçüde AB mevzuatıyla uyumlaştırıldığını kaydetti.
Bu çalışmaların yetmediğini, bunların buz dağının sadece görünen yüzü olduğunu ifade eden Sarıkaya, uygulama için kapasite geliştirmek ve tesis kurmak gerektiğini, bunun için de üretici firmalarla birlikte hareket edilmesi gerektiğini söyledi. Sarıkaya, çalışmalar kapsamında Çevre Kanunu’nun da yeniden gözden geçirilerek revize edildiğini ve denetimle ilgili yeni hükümler konulduğunu belirterek, şu bilgileri verdi:
“Çevre ile ilgili problemler, firmaların kendi başlarına çözemeyecekleri kadar karmaşık. Zor durumda kalmamaları için bundan sonra şirketler ya kendi bünyelerinde çevre uzmanı bulunduracaklar ya da bu konuda uzman şirketlerden danışmanlık hizmeti alacaklar. Nasıl şirketler hukuki konularda hukukçulardan, vergi ve diğer mali konularda mali müşavirlerden hizmet satın alıyorlarsa, çevre konusunda da bu hizmeti alacaklar.”
Sarıkaya, elektrik, elektronik atıklarla ilgili yönetmeliği de 2008 yılı sonunda çıkarmayı hedeflediklerini, hedeflerinin yılda kişi başına 4 kilogram elektronik atık toplamak olduğunu söyledi.

Elinde kullanmadığı bilgisayarı olan İstanbullular, Edirnekapı’daki Atık Yönetim Müdürlüğünün “212″ alan kodlu “521 12 22 ve 230 05 05″ numaralı telefonları ile ” lifesmile@ibb.gov.tr ” mail adresine ulaşarak bilgisayarlarını verebilecekler.

İlgili Website: http://www.ibb.gov.tr/sites/lifesmile/Documents/default.htm

Haziran 16, 2009 at 8:40 am Yorum yapın

Youtube sonunda diz çöktü

Atatürk’e saldırıda bulunan bir video yüzünden Türkiye’de de bir dönem erişim yasağıyla mücadele eden YouTube Tayland’daki krizi sansüre boyun eğerek aştı. Türkiye’deki krizle aynı zamana denk gelen Tayland olayında Kral Bhumibol Adulyadej’in bir çift ayağın yanında gösterildiği videosu başrolü oynamıştı. Hükümet bu videoları yollayanlara 15 yıl ceza verceğini açıkladı, YouTube ise söz konusu videoyu sansürledi ve ileride yollanacak benzerlerini de sileceğini açıkladı.

Haziran 8, 2009 at 10:40 am Yorum yapın

Ampulü patlatan Türk buluşu

Türk araştırmacılar, Edison’un icat ettiği ampule alternatif nanoteknoloji ürünü ışık kaynağı üretti. Bu müthiş buluş Bilkentli araştırmacıların imzasını taşıyor. ”Ayarlanabilir beyaz ışık” teknolojisi ile Edison’ın icat ettiği Ampuller tarih olacak. Edison’ın keşfi olan ampuller ısıyı ışığa dönüştürüyordu. Türk imzası taşıyan buluş ise üretilen nanokristalli ledler ile elektrik enerjisini direkt ışığa çeviriyor. LED (Light Emitting Diode, Işık yayan Diyot) tabanlı ışık kaynaklarının ömrü 23 yıl sürecek. Türklerin müthiş buluşu otomobillerin aydınlatma sistemini de kökten değiştirecek.
Üstelik bu yeni ışık kaynağı yüzde 90 oranında enerji tasarrufu sağlıyor. Yeni buluş, enerji tasarrufu ile küresel ısınma sorununa da çözüm yolunda katkı sağlayacak. Bu müthiş çalışma, dünyanın en prestijli dergileri arasında bulunan ”NANOTECHNOLOGY” dergisinin 14 Şubat 2007 baskısında da kapak konusu oldu.
Müthiş buluş, Bilkent Üniversitesi Fizik Bölümü ve Elektrik Elektronik Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyelerinden Yrd. Doç. Dr. Hilmi Volkan Demir ile öğrencileri Sedat Nizamoğlu, Tuncay Özel ve Emre Sarı’nın imzasını taşıyor.
Demir, başkanlığını yaptığı araştırma grubunun, nanokristal kullanarak beyaz ışık üretimini dünyada ilk kez ayarlanabilir renk özellikleri ile başardıklarını kaydetti.
LED’lerin günümüzde ampulsüz trafik ışıkları, kamera, mikroskop ışık kaynakları gibi kullanım alanları olduğunu ifade eden Demir, “LED’ler, evlerimizde kullandığımız ampuller ve florasan lambalarının yerine geçecek. Keşif, geleceğin iç mekan ve otomotiv aydınlatma fonksiyonlarını tamamen değiştirecek nitelikler taşıyor” dedi.

BİR ÖMÜRDE 4 AMPUL
Yeni teknoloji ürünü ışık kaynaklarının çok uzun yıllar dayanabildiğini ve elektrik enerjisini bire on oranında az kullandığını belirten Demir, ”Ampullerin dayanaksızlığını evimizde ne sıklıkta ampul değiştirdiğimizi düşünerek kolayca anlayabiliriz. Bir LED’i günde 12 saatten 23 yıl süreyle kullanabilmemiz mümkündür, bu da ortalama yaşamda sadece 4 defa ışık kaynağını yenilemek anlamına geliyor” dedi.
LED’lerle tüm dünya elektrik harcamasının yüzde 50 miktarında azaltması öngörülüyor. Dünyada üretilen tüm elektriğin yüzde 20′si aydınlatmada kullanılıyor. Tüm bu nedenlerden dolayı nanokristal katkılı beyaz ışık kaynakları hem bilim dünyasında hem de endüstride büyük ilgi çekti. Bu müthiş buluşun tasarımı, modellemesi, fabrikasyonu, deneysel karakterizasyonu ve kuramsal analizi de dahil olmak üzere tüm basamaklarının Bilkent Üniversitesi’nde gerçekleştirildi. Şimdi geriye sadece üretmek kaldı

Haziran 8, 2009 at 10:37 am Yorum yapın

Cep telefonu dinlemeye son

Satışı için izin beklenen Gold Lock isimli program ile cep telefonları dinlenebilmesini imkansız hale gelecek. Teknosafe isimli firmanın pazarlama müdürü Ersin Özkan, bir İsrail firmasından Gold Lock isimli programın Türkiye distribütörlüğünü aldıklarını ve programın satışı için izin beklediklerini söyledi.
Program nasıl çalışıyor?
”Program, cep telefonlarının dinlenmesine karşı iki kat güvenlik duvarı oluşturmakta. 1024 bit asimetrik ve 256 bit simetrik şifreleme sayesinde telefonların dinlenebilmesi imkansız hale gelmekte. İngiliz Colombia Üniversitesi’nin hazırladığı bir rapora göre 1024 bit şifrelemeyi bir saniyede 1 milyon işlem yapan bir bilgisayarın çözebilmesi için 300 milyar yıl gerekmekte.
Şifrelemeye geçiyor
Üstelik, bu sistemde her telefon görüşmesinde farklı şifreleme yapılmakta. Böylece telefonun dinlenebilmesi imkansız hale gelmektedir. Program ile birlikte cep telefonu iki modlu olarak çalışmaktadır. Birinci modda normal görüşmeler yapılabilmekte, ikinci modda ise sadece kriptolu görüşmeler yapılmakta. Kriptolu görüşme için karşı taraftaki telefonda da güvenlik programının yüklü olması gerekmekte.”
Fiyatı 1000 dolar
Programın symbien işletim sistemli tüm cep telefonlarına yüklenebileceğini ifade eden Özkan, ürünü 1000 dolardan piyasaya sunmayı planladıklarını söyledi. Piyasada izinsiz olarak çok daha düşük güvenilirlikli programların 3-4 bin avro fiyat ile satıldığını öğrendiklerini kaydeden Özkan, kendilerinin satışa sunacağı ürünün ise çok daha ekonomik olduğunu sözlerine ekledi

Haziran 8, 2009 at 10:23 am Yorum yapın

Her eve HD oynatıcı!

Sabit diskiniz varsa HD oynatıcınız da var.

HD kalitesinde film seyretmek için artık tek ihtiyacını bir sabit disk ve bu özel ürün.

Teknoloji ilerledikçe film tutkunları da seyir zevklerini arttıran cihazların keyfini sürüyorlar. Fakat yine de HD kalitesinde film seyretmek için sadece bu kaliteyi destekleyen bir televizyona sahip olmanız yeterli değil, bu kalitede yayına da erişim şansınız olması gerekiyor.

Neyse ki yeni piyasaya çıkan ufak bir adaptör ile bu sorunu çözmek mümkün. Brando adlı bu adaptör, 2,5 veya 3,5 inçlik sabit disklerinizin ucuna takılıyor ve kolay bir bağlantı ile 1080i HD kalitesinde filmleri televizyonunuzda seyretmenizi sağlıyor. Brando’nun satış fiyatı da gayet uygun, sadece 69 dolar yani yaklaşık 105 TL.

Haziran 6, 2009 at 10:02 am Yorum yapın

MS rakiplerini kızdırdı!

MS bu kez rakiplerini istemeden kızdırdı!

Microsoft rakiplerini bu kez de arama motoru Bing yüzünden kızdırdı; ama istemeden.

Microsoft’un pazarlama stratejileri bazılarına göre normal, bazılarına göre ise zaman zaman aşırıya kaçabiliyor. Örneğin Microsoft’un Internet Explorer 8 güncellemesindeki tutumu rakiplerini çok kızdırmıştı. Ardından yüklenirken IE8′i varsayılan tarayıcı olarak ayarlanması yine rakip tarayıcı üreticilerinin tepkisine yol açmıştı. Şimdi benzer bir durum firmanın yeni arama motoru Bing ile bir kez daha karşımızda ama bu kez Microsoft bu ayarlamayı istemeden yaptı.

En son güncellemesi ile Microsoft, Internet Explorer 6′da varsayılan arama motoru ayarlarını otomatik olarak değiştirip, Bing’i varsayılan arama motoru olarak atıyor. Normal şartlarda ayarları düzeltip başka bir arama motoru seçebilirsiniz ama hata buna da izin vermiyor. Neyse ki Microsoft uyarılar üzerine hatayı tespit edip, kısa zamanda giderdi ama üst üste benzer sonuçlar yaratan uygulamalarından sonra gelen bu hata Microsoft’u bir kez daha zor durumda bıraktı.

Haziran 6, 2009 at 10:01 am Yorum yapın

PNY’den yeni USB bellek

PNY’in yeni usb belleği güneş gibi geliyor!

PNY’in Micro Attaché City serisine artik 16 GB kapasiteli USB belleği eklendi.

City Serisinin minik 2, 4 ve 8 Gb’lik USB belleklerinin başarısına dayanarak, PNY Technologies ürün portföyüne bu popüler cihazın ayçiçeği sarısı rengindeki 16 Gb’lik versiyonunu ekledi.

Gelişmiş SIP teknolojisinin sayesinde, PNY kullanıcılara bayağı geniş depolama kapasitesiyle birlikte yüksek bir hız (10MB/sn’lik yazma hızı) ve ufacık, kompakt bir tasarıma sahip olan (12.2 x 29.7 x 6mm) bir ürün sunuyor.
www.veteknoloji.com
Tatil boyunca size eşlik edecektir
City serisinin her bir USB belleği ile birlikte gelen  renkli taşıma kordonunun sayesinde,  onu kolaylıkla bir anahtarlığa takıp, gittiğiniz her yere götürmenizi sağlıyor. Kapaksız tasarımıyla, bu 16 Gb’lik bellek USB piyasasına biraz renk ve kentsel tasarım katmaktadır.

Fiyat ve kullanılırlık:
PNY’ın Micro Attaché City Serisinin 16 Gb’lik USB belleği Mayıs 2009 ayından itibaren satışa sunulmuştur.
Fiyat: 79,99 $

Bu Micro Attaché City Serisi ayrıca sıcak pembe (2GB), gök mavisi (4Gb) ve koyu gri (8Gb) renklerde de mecvut olmaktadır.

Fiyatlar:  2GB: 13,99$, 4GB: 15,99$, 8GB: 26,99 $

Haziran 5, 2009 at 9:04 am Yorum yapın

Eski Yazılar


Kategoriler


Follow

Get every new post delivered to your Inbox.